Spor Psikolojisinde Türkiye’nin Yapısal Açığı: Uygulamaya Giden Yol Nerede Tıkanıyor?
- Deniz Durdubaş

- 21 Nis
- 1 dakikada okunur
Spor ve egzersiz psikolojisinde uygulamaya giden yolların dünyadaki örneklerini özetlemeye çalıştım.
Türkiye’de ise ne yazık ki önemli bir yapısal boşluk bulunuyor. Bu boşluk, ülkenin yetenek havuzunun, yeterli ve standardize edilmiş bir eğitim sürecinden geçmemiş bireylerle çalışmak zorunda kalması anlamına geliyor.
Uluslararası örneklerde en temel fark: Tüm yollar, mutlaka bir yönetsel yapı tarafından güvence altına alınıyor.
Bu yapı bir meslek örgütü, bir akreditasyon kurumu ya da bir sivil toplum kuruluşu (NGO) olabiliyor. Ülkemizde bu tür örgütler aslında mevcut. Eksik olan şey, ortak ve koordineli bir adım atılması.
Bir diğer önemli fark ise karşılıklı alan dersleri ve yapılandırılmış süpervizyon süreçleri. Biz bu ihtiyaca, psikoloji ve spor bilimlerinin birlikte tasarladığı Spor ve Egzersiz Psikolojisi YL programı ile yanıt vermeye çalışıyoruz (Hacettepe Üniversitesi). Bunun yanında sahada çalışan pek çok deneyimli uygulayıcı da bu ihtiyacın farkına varmış durumda ve süpervizyon programları açıyor. Ancak bu yapıyı daha sistemli, sürdürülebilir ve ortak bir çerçevede ele almak mümkün.
Bundan sonraki adımın;
GSB, TPD ve SEPD gibi kuruluşların ortak çalışmasıyla,
sahada hâlihazırda çalışan uzmanların da tamamlayabileceği bir eğitim modeli oluşturmak olduğunu düşünüyorum. Evet bu uzun bir yol ama bir yerden başlamalıyız.
Elbette bunun için, bu kurumlardaki akademisyenlerin ve yöneticilerin bu konuyu gündemlerine alması gerekiyor.
Kaynaklar
CASES (SEPAR–HCPC), Association for Applied Sport Psychology (CMPC®), FEPSAC (ESSP), Psychology Board of Australia (AHPRA)
Resmî belgeler: SEPAR Practice Placement Handbook (2022); Joint Position Stand on Applied Sport Psychology (AASP–FEPSAC–ISSP)


Yorumlar